28.04.2016

DEVRİMCİ PROLETARYA 1 MAYIS'TA AKP-IŞİD FAŞİZMİNE GEÇİT VERMEYECEĞİNİ GÖSTERECEKTİR!

AKP-IŞİD faşizmi Taksim, Kızılay vb. kent merkezlerini işçi sınıfına yasaklayarak doğasının gereğini yapmıştır. Faşizmin özelliklerinden biri kitleleri ve muhalif siyasal grupları karaktersizleştirerek kendisine biat etmesini sağlamak ve yığınlaştırmaktır. Faşizm sadece kör ve kaba bir terör uygulaması değildir. Tersine faşizmin ideolojisinin ürünü olan toplumsal pratik, merkezi iktidar gücüne biat eden kitlelerin bütünsellik arz eden eylem (ya da eylemsizlik) biçimlerinden oluşur. Faşizmi oluşturan ideolojik bileşiğin temel elementleri olarak kapitalizmin doğasında bulunan hamkafalılığı, tutarsızlığı, iradesizliği ve tedirginliği de saymamız gerekir.

İşbirlikçi sendika yönetimlerinin 1 Mayıs eylemleri için Bakırköy'ü tercih etmeleri de doğal durumlarının ve konumlarının sonucudur. Hükümet ve başbakanın AKP-IŞİD faşizminin politikalarına uyum sağladıkları için sendika ağalarına teşekkür etmesi işbirlikçiliklerini tescillemiştir.

İşçi sınıfına ihanetten başka bir şey olmayan bu politikanın sorumluluğu sadece halk nezdinde teşhir olmuş sendika ağalarına yüklenemez. Gezi Ayaklanmasının yenilgisinin de sorumlusu olan reformist ve pasifist siyasal organizasyonlar Taksim alanından (devrimci mücadeleden) kaçmalarının sorumluluğundan sendika ağalarının arkasına gizlenerek kurtulamazlar. "Taksim Meydanı" tartışmasını bir tür alan seçimi meselesine indirgeyerek devrimci olmayan durumlarını kamufle edemezler. Devrimci savaşım kuşkusuz ki iktidar gücünün maddi ve manevi alanlarına karşı yürütülür.

Bununla birlikte bütün bu gelişmeler karşısında "İşçi sınıfının olduğu yerde, yanındayız, Bakırköy'deyiz." söylemleriyle kendi iradesiz durumlarına gereksiz gerekçeler üreten hamkafalara söylenecek laf yoktur. Eğer AKP-IŞİD faşizmine "biz sizin için tehlike değiliz" mesajı veriliyorsa devrimcilik konusunda tutarsızlık, işbirlikçilik konusunda tutarlılık söz konusu olur. Devrimciler işçi sınıfının yanında, orasında burasında konumlanmazlar! Devrimci proletarya işçi sınıfının mücadele geçmişi, anı ve geleceğidir; işçi sınıfının-devrimci mücadelesinin ta kendisidir. Bugün 1 Mayıs alanı tartışması stratejik bir hal aldıysa nedeni devrimciliğin ve işbirlikçiliğin turnusol kağıdı haline dönüşmesidir.

1 Mayıs eylemine yönelik Özgürlük Güçlerinin görevleri şunlardır:

-İşçi sınıfının, ezilenlerin ve halkların 1 Mayıs eylemlerine yönelik AKP-IŞİD faşizminin saldırılarına karşı kendilerini savunmaları sağlanmalıdır.

-Memleket çapında 1 Mayıs eylemlerine katılım güçlendirilmeli ve katılımın önündeki engeller kaldırılmalıdır.

-İşçi sınıfının ve halkın devrimci enerjisi AKP-IŞİD faşizmini ezmeye, kapitalizm ve emperyalizmle mücadeleye sevk edilmelidir.

-1 Mayıs eylemleriyle beraber faşizme karşı yeni direniş mevzileri kazanılmalı ve bunlar kalıcı hale getirilmelidir.

-Herhangi bir şekilde işçi sınıfına ve ezilenlere saldırı ihtimaline karşı önceden hazırlıklı olunmalı ve gereken önlemler alınmalıdır.

-İşçi sınıfı ve ezilenlere yönelik herhangi bir saldırı olması durumunda saldırganlardan, azmettiricilerinden ve bekçilerinden misliyle hesap sorulmalıdır.

-Taksim Meydanını ve diğer alanları işçi sınıfına yasak eden anlayış ve işbirlikçileri pişman edilmelidir.

"Çok güvenli görünüyorsunuz! Fakat sanmayın ki bu böyle devam edecek! Öfke ve nefret büyük geminizin makine dairesinde terden geberenlerle birleşecek, biliyoruz."

Saraylarınızı başınıza yıkacağız!
AKP-IŞİD faşizmini ezeceğiz!

BİRLEŞİK ÖZGÜRLÜK GÜÇLERİ
MERKEZ KOMUTANLIK

İletişim

"Komünistler, görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine, ancak şimdiye kadarki tüm toplum düzeninin zorla yıkılması yoluyla ulaşılabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim karşısında titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var!" -Komünist Manifesto'dan