30.03.2017

30 Mart: Devrimde Kararlılık, Halka Bağlılık, Öncüde Israr

Bugün 30 Mart...

Türkiyeli devrim ülke tarihinin önemli bir kavşağına daha stratejik eksikleriyle giriyor.
Devrimci öncünün eksikliğiyle, onun harekete geçiremediği yığınların eksikliğiyle...

Tarihin belirli kavşaklarındaki boşlukları doldurmak için inisiyatif alanlar kahramanlardır.

30 Mart'ın kuşaklar ve kuşaklar sonrasında hala her devrimci için taptaze bir başlangıç
olması bir kahramanlık abidesi olmasındandır. Devrim için bir yola çıkış tarzının bayrağı
olmasındandır.

Türkiye devrimci hareketi bu abidenin ayakta kalması ve bayrağının dalgalanması için
sonraki kuşaklarda da kahramanlardan, kahramanlıklardan çok yoksun kalmadı; ama 30
Mart tarihinin boşluğunu dolduramadı, çünkü görüldü ki 30 Mart'ın devrim tarihimizde
bıraktığı boşluk ancak proletarya ve emekçi halkların tarihsel eylemiyle dolabilecektir.
30 Mart halk sınıflarının doğulu biadını itiraza, tevekkülünü isyana kaldıracak öncü ateşidir.
Ve oportünizmin onlarca yıllık çabalarına karşın söndürülemeyecek kadar güçlüdür.
Bu ateş Rojava devriminin rüzgarıyla artık yeniden harlanmaktadır.
Mücadeleyi referandumun sonuçlarına göre değil devrimin ihtiyaçlarına göre
yönlendirmenin iradesi 30 Mart’ın yeniden yükselen ateşinde tavlanmaktadır.
Bu irade sadece bir dayanışma iradesi değildir. Savaşanlar zaten dayanışır. Türkiye ve
Kürdistan devrimleri arasındaki siper yoldaşlığı zaten bu dayanışmanın şiarıdır.

30 Mart iradesi bir savaş iradesidir. Bu irade, devrimde kararlılık, halka bağlılık, öncüde ısrar
yeminidir. Bu yemin savaşçılarımıza, savaşçılığımıza içkindir.

Kızıldere kararlılığın, devrimciliğin, yoldaşlığın adıdır.

Kızıldere göğü fethe çıkan Komünarların devrimin olduğu her yerde yaşayan eseridir.
Bir kez daha ON’lardan Bedrettin’e, Mahir’e, Aziz’e, Eylem'e, Robin'e, Muzaffer'e tüm
yoldaşlarımızı anıyor, zafer sözümüzü yeniliyor ve mücadeleleri önünde saygıyla eğiliyoruz.

Devrim için hiç durmadan savaşanlara ve ölümsüzleşenlere bin selam olsun!

Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!

Birleşik Özgürlük Güçleri

İletişim

"Komünistler, görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine, ancak şimdiye kadarki tüm toplum düzeninin zorla yıkılması yoluyla ulaşılabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim karşısında titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var!" -Komünist Manifesto'dan