24.10.2015

AKP-DAİŞ faşizmine karşı direnenler kazanacak!

AKP-DAİŞ faşizmi, aylardır halklarımıza karşı özel bir savaş konseptini devreye soktu! Devlet ve onunla iç içe geçmiş AKP-DAİŞ faşizmi, kendi dışındaki tüm güçlere saldırıyor. Yani iktidarın, işçi sınıfını, emekçileri, Kürt halkını, gençleri ve kadınları katletmek dışında hiçbir işlevi bulunmuyor. Faşizm; kan, gözyaşı ve ölümden besleniyor...

"Saray"ın iktidarının sarsılmasıyla birlikte başlayan saldırı dalgası, her geçen gün halklarımızı hedef almaya devam ediyor. Gün geçmiyor ki yeni bir katliam, operasyon ve ölüm haberleri ile karşılaşmayalım. "Saray" tamamıyla kandan beslenen bir gladyo örgütüne dönüşmüş durumda! Ve yeni katliam planlarının yolda olduğunu anlamak güç değil...

AKP iktidarının DAİŞ ile sürdürdüğü stratejik işbirliği onu eli kanlı bir çeteye dönüştürdü. Suriye eksenli olarak başlayan ve bugün adeta bölgesel çapta bir teröre neden olan kanlı macera, işçi sınıfımızı, ezilenleri, halklarımızı, kadınları, gençleri tehdit ediyor. Öyle anlaşılıyor ki "Saray"ın saldırı dalgası yeni katliamların habercisi olacak...

DAİŞ çetesi ile girişilen ortaklığın sonuçları açık! "Saray"ın iktidarı sarsıldıkça, saldırganlık düzeyi her geçen gün artıyor. Adım adım yaklaşan bir iç savaş tehlikesi halklarımızı tehdit ediyor. Kan, katliam ve ölümden beslenenlerin gerçekleştirecekleri terörün bir sınırı yok! Katliam ve savaş makinesine dönüşen geçici hükümetin, hüküm etme yetkileri elinden alınmadan kalıcı bir barış ve demokrasinin inşa edilme şansı da zaten yok. İşte bu nedenle AKP-DAİŞ faşizmine karşı sürdürülen mücadele kritik bir önem taşıyor. Ankara'da, Suruç'ta, Diyarbakır'da, Adana ve Mersin'de patlayan bombalar, faşist terörün gelmiş olduğu boyutu gösteriyor. AKP-DAİŞ faşizminin katliamcı kimliğini su yüzüne çıkartıyor.

AKP-DAİŞ faşizmi, Kürt halkının yıllardır sürdürdüğü mücadelenin tüm kazanımlarını yok saymaya, baskı, şiddet ve terör yoluyla onu sindirmeye ve en nihayetinde onu yok etmeye çalışıyor. Ancak Kürt halkı başlatılan kapsamlı saldırı dalgasına karşı direniyor. Kolektif haklarına ve kazanımlarına sahip çıkıyor. Tüm alanlarda mücadelesini yeni taktik ve stratejilerle sürdürüyor. "Saray"ın tüm saldırılarına karşı cevap vermekte gecikmiyor.

7 Haziran seçimlerinde RTE'nin başkan olma hayallerini çöpe atan halklarımız, kapsamlı bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Patlayan bombalar, PKK ile yeniden başlayan çatışmalar ve tüm alanlarda süren askeri ve siyasi operasyonların başlıca nedeni budur. Bu savaş açık bir biçimde "Saray"ın savaşıdır!

1 Kasın seçimleri ise daha şimdiden bir "intikam" arenasına dönüşmüüş durumda. Seçiler nedeniyle PKK'nin almış olduğu "eylemsizlik" kararını fırsata çevirmeye çalışan RTE, etik ve ahlâktan yoksun bir savaş konseptini devreye soktu. Cenazelere dönük saldırılar, eylemsizlik halindeki gerillaların alanlarında sürdürülen operasyonlar bunun başlıca kanıtıdır.

Şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz!
Geçtiğimiz günlerde Dersim'de gerçekleştirilen katliamlar da göstermektedir ki "Saray", bu terörün baş mimarı haline gelmiştir. Uzun yıllar birlikte mücadele sürdürdüğümüz yoldaşımız Heval Yeşilgöz'ün de aralarında bulunduğu ve 16 Ekim tarihinde Dersim'de katledilen 3 HPG'li kadın gerilla yoldaşlarımızın önünde saygıyla eğiliyoruz. Sömürgecilere karşı elde silah şehit düşen Heval Yeşilgöz(Dersim Avaşin Xeyri), Gülistan Önen(Helin Faraşin), Ebru Öz(Omedya Sefkan) halklarımızın kalbine, ruhuna ve bilincine gömüldüler. Katliamcı saray gladyosuna karşı direnirken uğurladığımız kadın gerillalar şahsında tüm şehitlerimizin anılarına ve mücadelelerine sahip çıkacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz!

Yine 22 Ekim tarihinde Dersim'in Pulur(Ovacık) ilçesi Mercan köyü Şahverdi mezrasında 3 TKP/ML TİKKO gerillası yoldaşımızı yitirdik. Cengiz İçli(Ünal), Hakan Çakır(Yurdal), Özgüç Yalçın(Sefkan) yoldaşları sonsuzluğa uğurlarken başta aileleri olmak üzere, TKP/ML TİKKO savaşçılarının ve halklarımızın başı sağolsun! Şehitlerimize söz olsun ki hesabı sorulmadık tek bir gün bile bırakmayacağız...

Şehitlerimizin yolunda,
Zafere kadar hep birlikte!

BİRLEŞİK ÖZGÜRLÜK GÜÇLERİ
MERKEZ KOMUTANLIK

İletişim

"Komünistler, görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine, ancak şimdiye kadarki tüm toplum düzeninin zorla yıkılması yoluyla ulaşılabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim karşısında titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var!" -Komünist Manifesto'dan