10.10.2015

Katillere geçit vermeyeceğiz

Ankara Tren Garında bugün gerçekleştirilecek barış mitingi için toplanan kitlelere karşı gerçekleştirilen bombalı saldırılarda 107 kişi hayatını kaybederken, 186 kişi yaralandı. Barış taleplerini haykırmak için bir araya gelen savunmasız kitlelere karşı tertiplenen bu saldırının amacı, emek, barış, demokrasi güçlerini susturmaktır. Patlayan bombaların korku ve panik havası yaymak, iktidarın diktatörlüğünü güçlendirmek, terörü sıradanlaştırarak kitlesel protestolara engel olmak için gerçekleştirildiği açıktır. İşçi sınıfımızı, emekçileri, ezilenleri, halklarımızı hedef alan saldırının faili tartışmaya yer bırakmayacak biçinde iktidardır.
AKP-DAİŞ faşist çetesi, saldırının sorumluluğunu üstünden atmaya çalışmaktadır. 4-5 tane örgüt ismi sayarak saldırının failini korumak, hedefi şaşırtmak istemektedir. Ancak barış ve demokrasi güçlerini hedeflediği ortada olan patlamalar göstermektedir ki, AKP-DAİŞ faşizmi halklarımıza topyekûn olarak savaş ilan etmiştir. DAİŞ faşizmiyle işbirliği halindeki hükümet aylardır halklarımızı hedef alan katliamlar düzenlemektedir. Ankara'da gerçekleştirilen katliam, Suruç'ta, Diyarbakır'da, Adana'da ve Mersin'de gerçekleştirilen katliam ve girişimlerinin devamıdır. AKP-DAİŞ faşizminin her katliam sonrasında yaptığı açıklamalar benzer gerçek düşmanlarını şaşırtmaya çalışmaktadır. Ancak açıktır ki gerçekleştirilen katliamların saydığı örgütlerle değil, doğrudan kendisi ve işbirliği halindeki DAİŞ'le ilgisi vardır.
AKP hükümeti, MİT TIRlarıyla DAİŞ'e silah taşımıştır. El altından DAİŞ'ten petrol satın aldığı bilinmektedir. Türkiye içinde birçok yerde DAİŞ'e tedavi, dinlenme ve askeri kamp alanları sağlamıştır. Yani AKP DAİŞ'tir, DAİŞ de AKP'dir. İşte bu açıdan halkarımızı AKP-DAİŞ faşizmine karşı direnmeye, yeni katliamların engellenmesi için örgütlü ve birleşik mücadeleye ve de katliamlardan hesap sormaya çağırıyoruz. Savunmasız kitlelere karşı gerçekleştirilen bu katliamlar göstermektedir ki halklarımız şimdiden yeni bir savaşın parçası haline getirilmiştir. Bombalı patlamaların, PKK'nin ateşkes ilan etmesinden yalnızca bir gün öncesine denk gelmesi oldukça manidardır. AKP-DAİŞ faşizmi yenileceğini anladığı için katliamlarda sınır tanımamaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, "oluk oluk kan akacak" sloganıyla miting düzenleyen mafya bozuntularından da, DAİŞ çetesini elleriyle besleyen AKP'den de hesap sorulacaktır.
İşçi sınıfımızın, emekçilerin, ezilenlerin ve halklarımızın savunmasız kitlelere bombalarla saldıranlara da onların timsah gözyaşlarına da ihtiyacı yoktur. AKP-DAİŞ faşizmi tepeden tırnağa kana bulanmıştır. Ve döktüleri kanda boğulacaktır...
Yitirdiklerimizin özgür düşleri engellenemeyecek
Barış ve demokrasi mitinginde biraraya geldikleri için AKP-DAİŞ faşizmi tarafından katledilen insanlarımız arkalarında eşit, adil veözgür bir dünya ve ülke düşlerini bıraktılar. Onların ideallerine sahip çıkmak, katledenlerden hesap sormak tüm halklarımızın boynunun borcu olacaktır. İnsanlarımızı her katledişinin ardından yeni bir saldırı dalgası başlatan AKP-DAİŞ faşizmine geçit vermemek gerekmektedir. Halklarımızı yitirdiklerimizin anılarına sahip çıkmaya ve bulundukları her alanda AKP-DAİŞ faşizminden hesap sormaya çağırıyoruz!
Halklarımız zaman kaybetmeksizin savunma komitelerini oluşturmalı ve yeni katliamlara geçit vermemelidir. AKP-DAİŞ faşizminden hesap sorma bilinciyle sokağa çıkmalı ve her araç ve yöntemle kendisini savunmalıdır. Aksi halde iktidar yeni katliam hazırlıkları yapmaya devam edecektir. Kürt ve Türk halkarının acıları ortaktır ve direnişleri de ortak olmalıdır.
Ankara'da katledilen insanlarımızın önünde saygıyla eğiliyoruz. Sıktığımız her kurşun, direndiğimiz her mevzi onların özgürlük düşleri için olacaktır. Birleşik Özgürlük Güçleri olarak; işçi sınıfımızı, emekçileri, ezilenleri ve halklarımızı AKP-DAİŞ faşist terörüne karşı birleşmeye ve hesap sormaya çağırıyoruz!
Katillere geçit vermeyeceğiz!

Birleşik Özgürlük Güçleri
Merkez Komutanlık

İletişim

"Komünistler, görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine, ancak şimdiye kadarki tüm toplum düzeninin zorla yıkılması yoluyla ulaşılabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim karşısında titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var!" -Komünist Manifesto'dan